Sadece yardımdı amacımız. Dini, dili, ırkı ne olsun gidip birşeyler yapabilmekti sadece. Hiç değilse yanınızdayız diyebilmekti o geminin yola çıkış sebebi.
Gel gör ki ne oldu? İsrail “sözde silah yardımı”nı bahane ederek, hem de uluslararası sularda gemilerimize saldırdı. Onlarca insanı hunharca katletti, işkencelerle tutukladı.
Oysaki onlar yanlarına “tırnak makası” bile almamışlardı sorun çıkmasın diye. Ama zalim düşünmedi bunları. Olabildiğince sert tavrıyla yapıştı yardımsever kardeşlerimin yakasına.
Aynı zamanda bir de şehit haberi yükseldi Hatay’dan. 6 askerimiz roketatarlı saldırı yüzünden şehit olmuş. Bugün onların cenaze törenlerini izlerken haberlerde içim parçalandı.
Hatay’daki terörist saldırısının İsrail’in gemilerimize saldırmasıyla bağlantılı olduğunu duyunca iyice sinirlendim. Senelerdir terörist saldırısının ardını alamayan biz yine bir darbe yedik hem de en kötü zamanlarımızda.
Hem de o gemilerimizde asılı olan beyaz bayrağa karşı yine de savaş ilan etmişler gemilerdeki o yardımsever, bu uğurda herşeyini feda edecek olan insanlara.
Devlet büyüklerimize helal olsun gerekli tepkiyi diplomatik olarak ortaya koydular. Gerek iktidar, gerekse muhalefet birlik olup elinden geleni yapacaklarını söylediler. Fakat önemli olan bunu davranışa dönüştürebilmek. Devletimizin ve iktidarın neler yapacağını zamanla göreceğiz. Ama şu bir gerçek ki eğer bu konu birkaç gün boyunca diplomatik konuşmalar sonucu kapanırsa biz gerçekten zavallı bir milletiz demektir!
Gerçi millet olarak birşeyler yapmaya çalışıyoruz. Gerek protestolar, gerekse mitingler şuanda ülkenin dört bir yanında devam ediyor. Her defasında yeni gruplar, oluşumlar ekleniyor. Herkes elinden geldiği kadar bu duruma karşı tepkisini ortaya koyuyor.
Ama yine de daha fazlası şart. Tavrımızı net bir şekilde ortaya koymalı, artık yol almalıyız!
Son olarak şehit ailelerine başsağlığı diliyorum. Allah milletimize bir daha böyle dert göstermesin.
Bu arada İsrail’e ne demeli?
Bu arada bu haftaki mizah dergileri de bu konuyu işledi kapaklarında. Özellikle uykusuz’daki resmi çok beğendim. Tam da yaşadığımız durumu anlatmış!
Not: Üstteki görsel için Aybüke Altınöz‘e teşekkür ederim.







İsrail'e ne demeliden önce ne yapmalı sorusunun cevabını bulmak lazım. Fiili bir müdahele (savaş olmak zorunda değil) olmadıkça bu kan durmayacak gibi görünüyor.
bana göre diplomasi olarak sergilenen tavır çok yetersiz. daha önce buna benzer çok pervasızlık yapan İsrail yönetimi, onları umursamadığı gibi bunu da umursamayacak.
bu yüzden devlet olarak İsrail'den sağlanan ithal malları boykot etmeli, stratejik silah ve mühimmat antlaşmalarını feshetmek gerekir.
işte o zaman gerçek tepki ortaya konmuş olur.
hatırlayın, 2001'de Amerika Irak'a tamamen saçma nedenle girdikten sonra, kim ses çıkarabildi? kim karşısında durabildi? böyle şeyler eğer büyük devlet iseniz yanınıza kar kalabilir.
gerçekten sorunu çözmek istiyorsanız, ticari boyutta İsraillilerin cebini koca bir delik açabilirsiniz.